Etiket: çay bahçesine düşerken

  • karanlıklar aydınlığa

    karanlıklar aydınlığa

    Geçen zamana aşıklık
    yıllar yıllar
    masalar hep dostlarla güzel
    ölümsüz muhabbettir umut
    güzel zaman candır
    yaşam, her bir canın hayatı
    birlik bunun ortaklığı
    dünya dünyam oldu
    adaletim temiz bir su
    nerede yeşil onu ararım
    sürülmeye sürülsün toprak
    güneşte dalgalansın yaprak
    ama yok gönlümde huzur
    aslım kendini menzilde bulur
    ve gelgitlerime düşer tasarımların gölgesi
    karanlıklar aydınlığa
    karanlıklar aydınlığa
    sadece hakedene
    sadece hakedene
    hiç değilim ben desem de hiçlik anlarımda
    bu cesaretin yalanını sorgular dururum
    ve aklımda bazen ermişler bazen kurtlar sofrasına
    otururum
    ve zekam çalışan insanı kavramak ister
    makinesiz neredeyiz diye sorabilir miyiz
    film olmasa
    bir geriye gidiş olur bu küçük
    mavi noktanın sonu
    yıldızlar ağlamazlar elbet isim babalarının
    yokoluşuna
    ancak zenginlik ve umutla,
    insanı insanca, canı canla bırakarak
    geçmiş bir zaman var ki
    tüm bir boşluğu anlamlandırmış
    bugüne gelemiyoruz aletten ötürü
    ancak neden gidemeyelim aletten öteye
    hayata özgü izler
    amaca özgü izler
    ve kumaştan ve kağıttan elbiseler
    sürdürülebilir olmayınca
    dikiş yerlerinden ayrılıyor bu pencere
    çıplak ve kırılgan vücut
    özlüyor bir zamanı
    geçmiş geri gelmeyince
    ve geçen zaman küçültünce dünyayı
    ve uçsuz bucaksız açınca yer aldığı denizi
    bazı aklı evveller sarılıyorlar kıyamete
    ve bazı soysuz soylular deney tüplerine
    müjde diyen bir hiçim ben
    ve sadece kendi sesimi ben
    duymaktayım şimdilik
    el ver dost
    insanın kıymeti, kıyameti olamaz.

    22.06.2011

  • En soğuk kışlarda sığınak kurduran,

    En soğuk kışlarda sığınak kurduran,

    ışıldayan pırıltı

    Bir bahar çocuğunun

    neşesi

    Dünyanın sevgisi

    bir basamak ya da başıboş gezenin yatağı

    Acizlikte ihanet edilen dünya artık kazanılabilir